Nazan Bilen

Hollanda’da uzun süredir tartışma konusu olan İslam Okullarına yeni bir halka daha eklendi.Kapanma tehlikesi ile karşı karşıya olan Amsterdam İslam Koleji yöneticisi dergimize ilginç açıklamalarda bulundu.Son zamanlarda gündem konusu olan kapanmayı konuştuk.Beğenerek okuyacağınızı umarız.

Bir İslam Koleji fikri nasıl oluştu?
İslam Koleji, kısa adıyla İCA bir grup idealist tarafından 2001 yılında kuruldu. Amsterdam’da camiler vardı, İslam eğitimi veren ilköğretim okulları mevcuttu. Fakat ortaöğretim alanında eğitim veren herhangi bir kurum yoktu. Bu fikirden yola çıkılarak bu okul kuruldu.  

ICA 2006’dan beri Milli Eğitim Bakanlığı’nın gözetimi altında. O tarihten bu yana yapılan araştırmalarda ICA’da verilen eğitim kalitesinin çok düşük olduğu söylenmekte. Bunun nedenlerinin yönetimdeki fikir ayrılıkları, öğretmenler arasındaki düşünce ayrılıkları, Hollandacası yetersiz olan öğretmenler ve tek yönlü eğitimde yattığı iddia edilmekte. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?
A y ı n  R ö p o r t a j ı
Cami Yönetir Gibi ICA’yı Yönetmeye Kalktılar
Evet, başlarda sorunlar yaşandı. İsterseniz bu belirttiğiniz noktaları tek tek ele alalım. 
Okul 2006’da kuruldu ve eğitim vermeye başladı. Yönetim idealist kişilerden oluşmaktaydı. Bu kişiler nasıl bir cami kurulması gerektiğini çok iyi bilmekteydiler ama bir okulun yönetilmesi çok farklı bir işti. İlk önce bir mekân bulunması gerekmekteydi. Bunun gibi halledilmesi gereken birçok iş vardı. Ama zamanla okul büyümeye, gelişmeye başladı. Hatta kısa sürede fazla hızlı büyüdü. Bu da sorunlardan birini oluşturmaktaydı. Yeni sınıfların kurulması ve yeni öğretmenler bulmak gerekiyordu. 
2006’da eğitim bakanlığından müfettiş geldi, incelemelerde bulundu ve verilen eğitimi kötü bulduğunu söyledi. Bu herkes için bir hayal kırıklığıydı. Yapılan toplantılar sonucunda yönetimin değişmesinde karar kılındı. Yine cami kökenli yeni bir yönetim kurulu seçildi. Aynı zamanda incelemelerde bulunan müfettişin bulguları çeşitli medya organlarınca yayımlandı. Bu sayede okulumuz “kötü okul” hatta bazen “Hollanda’nın en kötü okulu” olarak isim yaptı. Bunu görüp duyan ebeveynler tabii ki korktular. Sonuçta herkes çocuğu için her şeyin en iyisini ister. 
Yönetim bu arada raporda yer alan olumsuzluklar üzerinde çalışmaktaydı. Önlerinde uzun ve zorlu bir liste vardı. Çok yol katedildi ve aslında şu anda doğru yoldayız. Yetersiz bulunan birçok noktayı düzelttik. Sadece şu anda bize tanınan süreden daha fazla zamana ihtiyacımız var.  


Öğretmenlerin çoğu cami kökenliydi

Evet, bir sonraki eleştiri öğretmenler arasındaki düşünce farklılıklarının yarattığı sorunlar… 

Evet, gerçekten de bu alanda problemler yaşandı. Öğretmenlerin çoğu cami kökenliydi. Özel hayatlarında fikirlerini kendilerine yakın buldukları camilere gitmekteydiler. Bu değişik dini akımlara sempati duyanlar, kendilerine yakın fikirde olanlarla iletişim kurmayı tercih ediyordu doğal olarak.  Zamanla ortaya şöyle bir tartışma konusu çıktı sanırım: Hangimizin inandığı doğru İslam ve ne zaman gerçek bir Müslüman sayılırsın? Bu konular üzerine çok fazla zaman ve enerji harcandı ve ne yazık ki çok sık fikir çatışmaları yaşandı. Bu durum 2008’e kadar böyle devam etti diyebiliriz. Tartışma konusu sürekli olarak İslam dininin içeriği ve bunu bir eğitim formatına dökebilme üzerineydi.

Ben bir buçuk yıldır bu okulda görev yapmaktayım. İlk geldiğimde böyle bir durumla karşılaştım ve ilk önerim şu oldu. Arkadaşlar düşünmemiz gereken en önemli şey burasının bir okul olduğudur ve ilk önce verdiğimiz eğitime bakmalıyız. Şu anda neler yapıyoruz? Aranızda fikir çatışmaları yaşayabilirsiniz, ama bunu okulda yapmamalısınız. 

Kapalı, sadece Müslümanların olduğu bir dünya değil burası. Hollandalı, Müslüman olmayan öğretmenlerimiz de var


Öğrencilerinin toplamı yabancı olan, adı İslam Koleji olan bir okulda geçirdiğiniz ilk günler sizde nasıl bir izlenim oluşturdu?

Biraz tuhaftı, ama bir o kadar da ilginç. İlk defa İslam düşünce ve yaşantısını bu kadar yakından gözlemleme şansına sahip oluyordum. Ben hümanistim, ama bu okulu da yürekten seviyorum. Ayrıca bu tür bir okulun varlığını koruması gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden de kapatılma kararına karşıyım. Burada çok hoş tecrübeler edindim. Tek eleştirdiğim nokta İslam üzerine yapılan, sonu gelmeyen tartışmalar. Hem okul adına hem de öğrenciler adına pek yarar sağlamadığını gördüm. Bir okulun ilk görevinin çocuklara öğretmek ve onları eğitmek olduğuna inanmaktayım. 

Gelelim bir başka iddiaya. Tek yönlü eğitim…

Buna katılmıyorum, doğru değil. Başlangıçta öğretmen aranırken gelen başvuruların çoğu Müslüman öğretmen olunması gereği şeklindeydi. İçlerinden birkaç tanesinin Hollandacası mükemmel değildi belki. Ama yönetim kısa sürede bu duruma el koydu. Okulumuzda Hollandaca konuşulur. Herkes Hollandaca konuşmak zorundadır. Bunun yanı sıra İslam derslerimiz var. Öğretmenlerin İslam dersi verirken diğer öğretmenlerle yaşadıkları fikir ayrılıklarını öğrencilere yansıtmaması için bir de okul imamı görevlendirdik. Öğrenciler din hakkındaki soruları imama doğrudan yöneltebiliyorlar. Bu uygulama sayesinde daha huzurlu bir ortam oluştu. 
Öğrencilerimiz ergenlik çağında. Zor bir dönemden geçmekteler. Hem genç, hem Müslüman, hem kendi kimlikleri hem de yeni Hollandalı olma durumu ile kafaları yeterince karışık zaten. Bizlerin ve imamın da amacı çocukları ileride topluma yararlı, yetkin birer yetişkin kılmak.
Bu nedenle verdiğimiz eğitimin tek yönlü olması söz konusu değil. Benden önce öyle miydi bilemiyorum, ama şu anda kesinlikle değil. Dışarıyla sürekli iletişim halindeyiz. Öğrencilerimiz de stajlarını çok çeşitli şirketlerde yapmaktalar. Kapalı, sadece Müslümanların olduğu bir dünya değil burası. Hollandalı, Müslüman olmayan öğretmenlerimiz de var. 


Müslüman çevreden bu durumu biraz garip bulanlar var değil mi? Neden tam da iyi gittiği sırada kapatma kararı veriliyor diyen sesler duyulmakta. 

Evet haklısınız. Bu durum için iki neden sayabilirim. Hukuki olarak bize üç yıl zaman tanınmıştı. Bu kanundur, bu konuda bir şey söyleyemeyiz. Çevremdeki insanlar, özellikle de Müslümanlar bunun okulun İslam kimliğiyle ilgisi olduğu kanısındalar. Bazıları “Müslümanlar nasılsa hiçbir şeyi iyi yapamaz diye düşünüyorlar. O nedenle tam da her şeyin yoluna girmek üzere olduğu bir anda, başarabileceğimizi kanıtlayabilecekken bizi durduruyorlar. Galiba iyi şeyler yapmamızı istemiyorlar.” diye düşünüyor. Yani böyle bir duygu seli yaşanmakta. Ben bu iddiaların kesinlikle doğru olduğu sonucuna varamam, ama çevremdeki bu okulla 
İlgili Müslümanların duygusal anlamda neler yaşadıklarını anlayabilmekteyim. 

Peki, siyasi ortamın ve yerel seçimlerin yaklaşmasının okulun kapatılması kararının alınmasında bir etkisi var mı?

Evet, buna eminim. Şu anda Wilders’la rekabet etmek isteyen başka politikacıların sayısı da artmakta. Konu tartışmaya kapalı gibi. Eğitimle ilgili bakan vekili Van Bijsterveld “Çocukların iyiliği için yapıyorum,” diyor. Tabii ki çocukların iyiliği için. Biz de başka bir şey iddia etmiyoruz. Ama burada başka duygular yaşanmakta ve bu duygu yoğunluğunu kaybetmedi. Benim burada çalıştığım bir buçuk yıl içerisinde hissettiğim şey şuydu; ara sıra da olsa bir şeyleri iyi yapmıyor muyuz? Sürekli açıklama yapmak, kendimizi savunmak zorundayız.

Okulumuz göreceli olarak yeni bir okul. Hıristiyan okulları uzun süredir var olduklarından bu konuda daha tecrübeliler

Öğrenci sayısının yeterli olmaması da önemli bir problem olarak belirtiliyor. 

Okulumuz göreceli olarak yeni bir okul. Hıristiyan okulları uzun süredir varolduklarından bu konuda daha tecrübeliler. Okulumuz kurulalı on yıl olmuş, bu diğer okullarla karşılaştırıldığında çok kısa bir süre. Bizim istediğimiz bize de bir şans tanınması ve böylece bu okulu iyi yöneterek ayağa kaldırmak. Eğitimden sorumlu bakan vekilinden de istediğimiz bu. Aslında o isterse bize daha fazla zaman tanıyabilir. Ama kendisi bunu yapmayacağını belirtti.

Kapatma kararı kesinlik kazandı mı?

Hayır, tam olarak değil. İlk konuşma sonrasında süreyi uzatmak istemediğini, çünkü bunun bir işe yarayacağını sanmadığını belirtti. Kararını gelecek birkaç hafta içinde en azından 1 Nisan’a kadar değiştireceğini zannetmiyorum. 

Siz bu süre içinde alınan karara karşı ne gibi eylemlerde bulundunuz?

Yeni öğrenci kaydını artırmak için çok büyük bir kampanya başlattık. Tam da bu kampanyanın ortasında okulu kapatma kararı alındı ne yazık ki. Bu ağır bir darbe oldu. Eğitim alanında kendimizi geliştirmek için çok yoğun çalıştık. Ama karar belli olduğunda Bayan Van Bijsterveld’in bu kararını etkilemek için başka kampanyalar da başlattık. “İCA kalmalı” sloganı altında, broşür ve posterler yaptırıp, alışveriş merkezlerine, camilere astık. Personel ve öğrencilerle bir toplantı yaptık. Geçen gün JMA- Jonge Moslims Amsterdam’ın  (Amsterdam Genç Müslümanlar Derneği)  organize ettiği, Amsterdam’dan birçok politikacının da bulunduğu bir tartışma akşamına katıldık. Mart sonunda çok büyük bir gösteri yapacağız. Aynı zamanda da bizi destekleyecek politikacılar aramaktayız. Bu konuda ne kadar şansımız var bilmiyorum, parlamentoda bizim kapanmamızı çok isteyen politikacılar olduğu kesin ve bunlar oldukça güç sahibi insanlar. Çeşitli organizasyonlarla da iletişim halindeyiz; örneğin Milli Görüş ve Diyanet. 


Öğrenciler için en önemli olan kendilerini bu tür bir okulda evlerinde hissetmeleri


Öğrencilerin durumu nasıl?

Öğrenciler birbirine kenetlenmiş durumda. Birçoğu evimiz elimizden alınıyor, diye düşünmekte. Bazıları yanıma gelip, “Benim bir planım var, onu uygulayamaz mıyız?” diye yardım etmeye çalışıyor. Politikaya kızgınlar. Öğrenciler için en önemli olan kendilerini bu tür bir okulda evlerinde hissetmeleri. Burada kimse onlara neden başörtüsü taktıklarını veya neden oruç tuttuklarını sormuyor. Bu okul kendilerini tanımaları ve dışarıdaki hayatla bir denge kurmaları açısından önemli. 

Kapatılma durumunda, İCA’yı özel okul olarak yeniden kurma projesi var mı?

Böyle bir düşünce var, ama henüz atılmış bir adım yok. Özel okul bile olsa her okulun bakanlık tarafınca onaylanması gerekmekte. Bir de sponsorlarımızın kim olduğunu çok iyi araştırmamız gerekir. Hedef kitlemizin büyük bir bölümü için özel okul fazla pahalı olur. Ama kapatılırsak bu konu daha ciddi düşünülebilir.

Dergimiz adına teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim.
ONLINE DERGI
Okumak için tıklayın...
Son Haberler
Copyright 2010-2011  Platform Dergisi  All rights reserved. Designed by P-Ajans